SÜNNETİ İNKÂR EDENLER

 

SÜNNETİ İNKÂR EDENLER
YENİ BİR DİN KOYDULAR YA RABBİ ŞİKAYETÇİYİM?(medyatik hocalara eleştirel bakış)-Ubeydullah Arslan

Mobese kameraları, suçluları keşfetme,
tanıma boyutunda müthiş görev görüyor,
...Emniyet güçleri kısa zamanda suçlunun ensesine biniyor.

Mobese suç oranını azaltıyor,
halk güvenliğini sağlıyor,
Suçlu korkulara kapılarak
rahat hareket
edemiyor.

Rasulullah’ın Sünneti de
Mobese kameraları gibi iş görüyor.

Sünnet de
aynı görevi görüyor.

İslamın özünü bozan
suçluları tespit ediyor,
akıllarını ilahlaştıranları hemen tanıyor,
Kuran yeter savını hemen kayıt altına alıyor,
sonra da sünnet savunucularının huzuruna çıkartıyor.

Sünnet ayrıca,
Akli sapmalarınızı ve kişisel din anlayışlarınızı,
Masum gördüğünüz bence cüretkarlığınızı,
egoist beğenmişlik mekanızmanızı,
Allah'a rağmen din koyma hevesinizi,
dizginliyor,
sınırlıyor,
aklın putlaşmasında
otokontrol görevi görüyor.

Tevilinizi,
hevalarınızı,
arzularınızı,
Hizbinize zarar gelmeyecek tarz açıklamalarınızı,
Menfaate dayanan kişisel yorumlarınızı
frenliyor.

Sünnet,
Daha doğrusu
yaşam biçiminizi,
insani kimliğinizi,
kişisel tavırlarınızı,
giyiminizi,
konuşmanızı,
yürümenizi,
ev ve ofiste takınmamız gereken kurallarınızı belirliyor.

İşte bu nebevi kuralları her yiğit uygulayamaz.
Uygulursa çatışma başlar.
Dini terk edemeyen bu zihniyet,
bunun için moden ve akılcı bir yaşam
biçimini kabullenmek
zorunda kalır.

Bu insan,
Modern insanın yaşam biçimine duyduğu
sevgi ve yapamama kompleksiyle hemen
sünnetleri basite almaya ve inkar etmeye yönelir,
çünkü toplumda dini yaşamak zorundadır
ama modern akıldan da geri
kalmamalıdır.

Örneğin
sünnet müziği, türküyü,
yasaklıyor, sakalı emrediyor,
camide ibadet şeklinizi,
toplum karşısında kimliğinizi yaşam biçiminizi belirliyor.

Sabah kalkarken akşam yatarken,
Kişiyle buluşmanızdan ayrılışınıza kadar,
Hutbenizden konuşmanıza kadar
Ne varsa hepsine bir nebevi ölçü getiriyor.

Sünnet inkârcıları,
Sünnetin dinin bir parçası olmadığına
inananlardır, Onlar ki küfre düşenlerdir.

Sünneti inkar edince,
onu dinden görmeyince,
Kuranla baş başa kalmaktadır,
yani hevayla, arzularla, kişisel yorumlarla başbaşa kalınmaktadır.

O zaman da
kuranı yontmak,
istenilen fetvaları çıkarmak,
Masum sandıkları akıllarını putlaştırmak
modern dünyada modern bir din oluşturmak
böylece daha kolay
gerçekleşmektedir.

Sünnetin
belirlemediği bir din
Kişinin kendine göre çıkardığı yeni batıl bir dindir.

Bu kimse
Kuranı,
kazandığı bilgiler yumağı içinde açıklıyor,
saptırmalara yöneliyor,
reyini Peygambere bile
götürmekten
uzak kalıyor.

Bu kimselerden
birine hadis okuduğumda bana
Beşer sözü
(Rasulullah’ı kastediyor)
getirme bana
Kuran ayeti getir demişti.

Oysa bu insan,
Kuranı, Rasulullah’ın bildirdiği gibi değil de
masum olduğuna inandığı aklıyla anlarken
acaba beşeri bir bakışla bakmıyor mu?

mealci ve sünnet inkarcısı
Kuranı yorumlarken
toplumsal yaşamına,
çevresel faktörüne,
kişisel eğilimlerine,
içsel arzularına
yetersiz bilgisine göre açıklarken
beşeri bir bakışla hareket etmiyor mu?
aklına ilahi misyon yüklemiyor mu?

Bu düşünceden
daha sapık bir düşünce var mı?

Peygamberin
Tirmizi’de gelen sahih rivayetinde
“Kuranı reyiyle/kişisel aklıyla tefsir eden kâfir olur”
sözü işte bu insanlara yönelik söylenen bir sözdür.

Allah,
bu insanın dininden değil,
İslam’dan razı olacaktır.

Sünnet inkârcılarına bakınız
Kirli bir sakal yada sakalsız bir yüz,
kravatlı etiketli akademik ünvan,
Modern bir yaşam,
nefsi çok beğenmişlik,
hiç kimse amerikayı keşfedemedi
ancak ben keşfettim edası,
Sinsi bir dil,
Üstün bir zekâ,
Yüce bir akıl,
Sinirlenince arsız bir hakaret,
Her şeyi ben iyi bilirim gururu,
Her soruya cevap verecek bir acelecilik taşır.

Kirli sakal taşıyan kişi de,
halkın tepkisinden çekinmese
onu da kesecektir.

Uzattığı sakal
ne İslamidir ne Kuranidir
kimden devşirmiş bilinmez.

Dedim ya
bu kirli suratlar,
sünneti kaldırınca
hayatlarından ve hayatınızdan,
diledikleri gibi bir din ortaya koymaktadırlar.

Öyle değil mi?
Kişi Rasüle rağmen
bir hayat biçimi,
ibadet tarzı, konuşma, giyinme,
yürüme, davranma yapısı ortaya koyarsa
din koymuş olmuyor mu?

Elbette oluyor.
Allah katında din İslam'dır.

Akıldan
Din koymak,
kuran ve sünnete muhalif hüküm, emir,
yaşam biçimi belirlemekle olur.

Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem
vahiyle konuşur ve hareket ederdi.
Onun her sözü bizim için bir rahmettir.

Allah ona itaati emretmiştir.
Onu bize en güzel örnek olarak tanıtmıştır.
Ona itaat etmeyen kimse Allah'a da itaat etmemiştir.

İslam,
Hayatın her sahasında sana tanzim koyar.

İslam,
Beşerin değil
Medyatik hocaların değil,
Batıl sistemlerin değil,
Allah ve Resulünün koyduğudur.

Kuran islamı
Kuran toplumu
Kuran ahlakı
Kurani hayat
deniliyor
peki akıllarının masumluğuna inanmış saptırıcılar,
neden İslami toplum,
İslami ahlak,
İslami hayat demezler.

Sürekli kurani….kurani….kurani derler.
Çünkü bu sözün arkasında sinsi bir plan yatar,
İslami denince içine Kuran ve sünnet hükümleri girer.

Bu medyatik hocalar aslında hırsızlardır.
Mısır'dan çaldıkları bilgileri türkiye marketinde pazarlar.
Kahire'de sapık şahıslardan intihal ederler.
Bizde de kendileri bulmuş gibi ortaya atarlar.

Bu kimseler,
Müslümanlar önünde hadisleri inkar ediyoruz,
sünneti kabul etmiyoruz,
beşer sözüne itibar etmiyoruz
demezler,
cesaret edemezler.
sinsi hareket ederler.

Onların
biraz kuyruğuna basın
hemen size kimliğini deşifre eder.

Biri bana
kuran ayetleri göndererek
her şeyin kuranda açıklandığını söyledi,
bende ona :
“namaz, hac, zekat ibadetini nasıl edeceğiz?”
Kuran bunları detaylı açıklamıyor” dedim,
biraz bozuldu,
dinlediği pop ve türkülerin
Kuranda caiz olup olmadığını sordum
bana Sen git
Allah’ın Buhari’ye, Müslim’e….tap diye hakaret etti.

Mealciler kadar
takiyeci bir bozuk topluluk yoktur.

Bu topluluk
her dinden ve mezhepten devşirdiği
düşüncesiyle başlı başına sapıklık ortaya koyar
yeni bir din icat eder.

Sünnet inkarcısı,
vahiyle direk kendini muhatap görür,
peygamber yerine yaşam biçimini kendi aklıyla belirlemeye çalışır.

Peygambersiz bir Kuran,
Yaşam biçimine ve dilediği fetvaya kolaylık sağlıyor.

Sünnetsiz bir din,
Dilediği gibi Kuranı yontmaya,
anlatmaya, dilediğini söylemeye kapı açıyor.

Örneğin bir mealci
Müşriklere inen ayetleri,
mümin kardeşine tatbik ederek,
Cehaletinden ve tekfirciliğinden
utanmaz sıkılmaz.

En iyi tekfirciler mealcilerde vardır,
Zira kuranın müşriklere inen
her ayetini müminlere uygulamaktan
geri kalmazlar.

Batıda müslüman olan
kardeşlerimizin
en çok sevdiği
Modern islam değildir,
mealcilikte değildir,
sünnet inkârcılığı da
değildir.

Aksine onlar
sünneti sevmekte
onu yaşamak için büyük titizlik göstermektedir.

Bir çok islam’a girmiş kardeşlerimizde
gördüğümüz güzellik
misvak kullanmak,
beyaz cilbab giymek,
gece ve gündüz dualarını yapmak,
namazlarda elleri omuz hizasına kadar kaldırmak,
herkese davet etmek, sakalları uzatmak,
elbisenin paçalarını aşıklık üstünde tutmak v.s.
sünnetin emrettiği
emirlerdir.
(bu satırları okuyan katı mealci bana kızıyordur)

Batılı bir kimse
müslüman olduğunda
bu denilenleri gururla yaparken
bizimkiler aşağılık kompleksine düşerek
kendini sünnetin emrettiği emirlerden soyutluyor ve
üstelik bunu da din adına yapıyor.

Siz siz olun
sünnet inkarcısı
medyanın ve çeşitli vakıfların hocalarına
kulak vermeyin
benden söylemesi!

Çünkü ben Mahşerde şikayetçiyim onlardan.

Allah,
sizi Kuran ve sünnet yolunda iman ve amel eden müminlerden kılsın

:):)
dualarla selametle...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !