LAİKLERİN İLAHLAŞMASI-

La diniyye....LAİKLERİN İLAHLAŞMASI-ubeydullah arslan(Ebu Abdusselam)

Düzenin adamı olduğuma inanan
bizim bazı 88-89-90 lılar,
bu yazıma şaşıracaklar.

ben bazılarını
düşünce defterimden sildim,
bazıları hep marjinaldir.
sizde silin,
zira bazıları hep densizdir.

Ben yine de,
düzenin adamı olduğuma inanan,
88-89-90 doğumlu beyinlere,
dar ufuklara,
kör gözlere,
basit bakış açılarına,
inadına
seslenerek,
yazılı bir devrim yaparak,
direnmek nasıl olurmuş göstererek, 
korkusuzca,
her şeyi göze alarak,
yeri geldiğinde
konuşarak,
yeri geldiğinde
haykırarak,
yeri geldiğinde
susarak,
palavradan uzak kalarak
"nasıl cesur olduğumu" :)
ispat eden bir makale yazacağım bugün,
hemde hakiki ismimle,
resmimle, adresimle yazacığım,
kod isimle değil,
uyduruk adlarla değil,
sadece kendi kimliğimle yazacağım.

Kod ad
kullanarak,
cihad naraları atanlar,
düzenin adamı diyerek her gün küfreden 88 liler,
okusun.

okusun beni,
kimliğimi tanısın,
müslüman şahsiyete yakışır iman ve edep içinde davransın.

Ben müslümanım, selefiyim, islam davetçisiyim
işte benim itirafım.

hala bana hakaret edenler,
beni üzünler ders alsın.

Bazıları da ileriye gitmiş,
hoca gaza gelmiş,
en sonunda hocayı patlattılar diyecekler,
onlarda affetsin,

dedim ya bazılarını defterden silin,
kartvizitten de,
yoksa düşünemezsiniz,
yazamazsınız
üretemezsiniz
siz kendiniz, kendiniz de siz olamazsınız.

ben size bir şey diyeceğim
dinliyor musunuz:
geçin onları şunları
siz bildiğiniz doğrulara göre konuşun ve yazın.

Her neyse yazalım,

Laiklik,
çocukluğumuzdan beri ezberlediğimiz bir ideoloji.

yıllarca öğrenci andlarımızda üzerine yemin ettik,
lise sıralarında laiklik dersleri gördük,
ne yalan söyleyeyim her öğrenci arkadaşım nefretle dinlerdi, benim gibi....

Laiklik ve diğerleri
müslüman gençliğe zorla öğretildi,

herkes gibi öğrendiğimiz laiklik
kimilerinin dini oldu
kimilerinin de koltuğa giden köprüsü oldu
kimilerinin de idam sehpasına gitmesine sebep oldu.

Laik öğreti,
tehdit,
korku altında
düşünmeyen bir beyin toplumu yetiştirdi,
bilimden, çağdaşlıktan, iletişimden, eğitimden, hürriyetten yoksun birey oluşturdu,
totoliter, askeri, siyasal baskıcı bir yapı büyüttü.

Aslında laiklerin güçlü olduğu
toplumlarda din daha çok güçlenir, zira tepkinin olduğu yerde mutlaka karşıt tepki gelişir.

hürriyeti,
adaleti,
çağdaş büyümeyi terk etmiş ideolojik laiklik,
çağdaş ülkeler seviyesine ulaşmada en büyük engeldir.

Tarih,
laikliği hakkıyla yazmıştır, enine boyuna reel olarak tartışmıştır.

Dostlar,
biliyorsunuz
Laikler, asla demokrasiyi sevmez, 
içinde din kavramının olduğu hiç bir düzeni benimsemezler.

Laiklik ilkin,
Kuranda
Firavunun sözüyle bilinir,
O en yüce Rabbiniz benim demişti,
ama kavramsal tanımı batıda ifade bulmuştur.

Laiklik kök olarakلا دينية LA DİNİYYE/dinsizlikdir.
لا سياسة في الدين ولا دين في السياسة
Laikler, dinde siyaset, siyasette din olmaz derler,
tabi derler ama çıkarları uğruna tanım askıda kalır.

Laikler bu sözle ilahlaşırlar,
ilahlaşan laikler insanlık için çok büyük tehlikedir.
Aklını ve arzularını ilah edinenden
daha zalim
bir insan var mıdır?

Şimdi zorda
kalan la diniyye partisi,
LA kavramını silerek diniyye/dini parti kılığıyla,
dini siyasete, siyaseti dine alet etmiş olmuyor mu?

türban konusunu çözeriz demekle laikliği çiğnemiyor mu?
Abantta manevra atmayı düşünmüyor mu?

Bence laikler eski ilahlıktan yeni ilahlığa adım atıyor.
bu yeni ilahlık din kisvesiyle toplumu kuşatma projesidir.

Laiklere göre,
Dinle yönetim biçimini birbirinden ayıran her tür ideoloji en büyük ideolojidir.

Laikler,
Dinsiz bir düşünce, yaşam, idare, dünya, arzu, arar.
şeytanın bekçileridir laikler,
dikkat edin şeytan onları değil, onlar şeytanı bekler.

Bu ülkede imanlı çok alim ve davetçi laiklik yüzünden asıldı, zindanlarda yattı, dışlandı.

En basit örnek benim,
28 şubatla laik postmodern darbeyle
benim 10 yılım gitti,
yurt dışı üniversite diplomamı kabul etmediler,
şimdi kabul ediyorlar,
fakat
benim 1o yılımı çaldılar,
10 yılda doktoramı bitirir, tahassus ehli olurdum.

Laiklerin bu ülkede çok kurbanları olmuştur.

Bu nedenle, her laik bir dinsizdir.
Laik insan, dinsizliği açıktan itiraf etmektense ona bir isim yükleyerek dine karşıtlık sergiler.

laiklik isminin verilmesi de bu sebeptendir,
müslüman milletlerin içinde dinsizlik etmek veya dini yönetimde şeriata karşıyım demek pek tutmayacağı için buna yeni bir isim türetmişlerdir.

دع ما لقيصر لقيصر، وما لله لله
Laikiler;"Sezarın hakkını sezar'a, Allah'ın hakkını Allah'a verin" şiarını seslendirirler ve yüceltirler.

Bu Laik felsefeye göre,
toplumsal yönetimde yönetim hakkı ancak beşerindir,
Allah'ın ve Rasülünün yönetim biçiminde asla hakları yoktur.
 
Bu batıl felsefe
Kuran'da Firavunun şu sözüyle ifade edilir,
ben en yüce rabbinizim.
Firavun yönetimde ben söz sahibiyim, Allah ise kainatta söz sahibi demişti.

Bu felsefenin batıl ve küfür olduğunda
batılı ve doğulu islam alimleri asla şüphe etmez,
ancak yaşar nuri öztürk itiraz eder,
o da alim değil belam olduğu için irabda mahalli yoktur.

Her laik bir din koyucusudur,
her din koyucusu da bir ilahtır.
yeryüzünde laiklerden daha büyük şirk koşan bir siyasi düşünce biçimi görülmemiştir.

Her Laik, din muhalifidir.
millet bu batıl sistemden çok çekmiştir.

laiklik adına kan akıtılmış,
millet korkutulmuş, insanlar baskı altında tutulmuştur.

Laiklik, İslam'a alternatif bir sistem olarak dayatılmıştır.
Onun aşınması islam'ın adım adım hakimiyeti olarak görülmüştür.

İslam,
beşerin ve halkların yönetimini kabul etmez,
zira islam'da yönetim beşerin değil, Allah ve Rasülünün belirlediği kanunun hakkıdır.

Türkiye'de
baskıcı, zorba ve karanlık derin güçlerin
insafsız ve saçma sapan töhmetlerinin arkasında Laik suçlama vardır.

elhamdulillah,
hiç yoktan,
onun yerine,
özgürlüklerin ve hakların öne çıkarıldığı,
birey ve toplum değerinin yücelttiği bir sistemle dini yaşama, öğretme ve davet etme hürriyeti zuhur etti.

Bu mecrada müslüman bireyler ve hareketler,
adımlarını hızlandırmalı, dinin hakimiyeti için elleriini taşın altına koymalıdır.

yeraltında yaşayıp
halkı dini konularda bilinçlendirmemek,
ülkenin geleceğini bina etmede geri kalmak,
sürekli şeytana söverken ülkeyi kaybetmek,
ülke geleceğine yön veren
kavşaklara,
karargahlara,
köşetaşlarına
yolları,
kalpleri, gözleri kapamak,
geleceği kurmaya iştirak etmemek,
demokrasinin fırsatları altında,
islami düşünceleri, eylemleri, çalışmaları, atılımları yapmaktan kaçınmak,
yapanları da küfürle suçlamak doğru düşünmek değildir.
kendi geleceğini kurmak için başkalarına fırsat veren aklın büyük bir akıl noksanı olduğuna inanıyorum.

Laiklere bir sözünüz yok mu?
onlara düşünce biçiminizle cevap vermek için çabanız olmalı değil mi?

Onların
genç dimağlara hakim olması sizi korkutmuyor mu?

ne dersiniz
sürekli hakaret edenler ve küfredenler
artık somut adımlarla düşmana fikren cevap vermeli değiller mi?

sürekli şeytana sövenler neden somut adımlar atmaktan kaçınıyorlar?

işte size meydan
işte size düşman
haydi hodri meydan
artık düşüncenizle konuşarak çalışarak
ülkenin geleceğini kurmada çabanız olmayacak mı?

sövmek acizlik
üretmek ve başarmak ise güçlülüktür.

siz söven değil, çabalayan bir toplum kurmak için hareket edin.

ne dersiniz
elimizi toplumun islamileşmesinde emek sarf eden islam davetçileri olarak koyma vakti gelmedi mi?

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !