AİŞE(r.nhe)

AİŞE(r.anhe)-ubeydullah arslan.


Bu yazı ehl-i sünnet alimleri ve davetçileri olarak "Aişe annemizle dayanışma çerçevesinde" kaleme alınmıştır. Bugün dünya genelinde tüm ehl-i sünnet akidesine bağlı müslüman alimler, davetçiler onun izzetini, namusunu, şerefini korumak amacıyla sohbetler, seminerler, yazılar kaleme almaktadır, bizde onlardan bir ferd olarak duyarsız kalmayarak bu yazıyı kaleme aldık. )


Rengi beyazdı,
Yüzünün beyazlığından humeyre denilirdi.

Rasulullah’ın çok sevdiği eşiydi
Müminlerin annesi ismini almıştı,
Sıddık lakabı verilmişti.

O,
Ebu bekir sıddık’ın kızı,
Müminlerin annesi,
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in zevcesi,
Peygamberin en meşhur eşidir.

Annesi,
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem
“Huri bir kadına bakmak isteyen ummu Ruman’a baksın”
olarak buyurduğu
Amır Kinaniye’nin kızı Ummu Ruman’dır.

Peygamber Onunla 9 yaşında evlenmişti,
Bunda şaşılacak ve kınanacak bir şey yoktur,
bizzat annesi ummu ruman
kızının evlenmesi konusunda
Ebu bekir’i teşvik etmiştir,
bir anne kızının evlenmeye uygun olduğunu en iyi bilen bir kimsedir.

Rasulullah onunla evlendiğinde
çocuk oyuncaklarıyla oynuyordu,
henüz küçüktü,
küçüklüğüne rağmen,
nebevi bir terbiye ile yetişti,
ilim ve ahlakda doruklara ulaştı,
öyle ki
Rasulullah’ın vefatından sonra
ashab ve tabiin gelerek ona sorar,
fetva verir, ümmeti aydınlatırdı.

Ebu bekir, Ömer,
Osman(r.anhum) döneminde
fetva makamında idi,
Kuran ve sünnet ilmiyle
bir çok meseleye açıklık getiriyordu,

Ömer ibn hattab (r.a.)
kendi döneminde kimseye
fetva izni vermediği halde, ona vermişti,
Ömer(r.a.)bu nebevi mirasdan asla uzak kalmıyor,
istişare ediyordu.

Aişe,
Cebraili gören,
ondan selam alan,
ashabın ve tabiinin ondan daha kuran,
sünnet, fıkıh bilen birini görmediğimiz insan olarak tanıttığı şerefli bir annedir.

Bir gün
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem dudağını,
Aişe’nin dudağını deydirdiği
bardağa dudağını koyarak su içti,
yine onun dişiyle kemirdiği kemiğin yerini dişiyle kemirdi,

Peygamber  onu çok sever,
dizinde  yatırır,
ona güzel söz söylerdi.

Aişe de,
Rasulullah'ı dizinin üzerine
yatırır saçını tarar,
ona güzel sözler söylerdi.

Rasulullah onunla sefere çıkmayı çok severdi,
Onun gününde çok mutlu olurdu,
Hatta bir defasında onunla mescidde
kılıç oyunu oynayan
habeşlilere beraber bakmışdı.

Yine bir defasında yolda yarışmışlar
peygamberimiz onu yenmişti.

Çok mutlu idiler,
Birbirlerini çok severlerdi,

Asla birbirlerine
üzücü ve kırıcı bir söz söylemezlerdi.

Derin ve çok büyük bir aşkları vardı,
Ben onların birbirine duyduğu aşkı
hiçbir yerde okumadım,
en büyük aşk onların aşkıydı.

hem kutsal hem duygusal,
ne büyük aşk!

Hayat ve aşk,
bu kadar ancak güzel yaşanırmış.

Aişe
Peygamberi çok sevdiği için kıskanırdı.

Peygamberin diğer
zevcelerini kıskanırdı,
bu kıskanma güzel bir kıskanma idi,
zira haksızlığa iten bir kıskanma değildi.

Rasulullah’ın son ölüm gününde
yanından bir an bile olsun ayrılmadı,
Elinde bir misvak vardı,
peygamberimizin gözü ona ilişti,
hemen ağzıyla ıslattı, Peygambere verdi,
Rasulullah onu aldı ve ağzını misvakladı.

Sürekli yaş bezle
terini siliyor,
dua ediyor, eşinin başından bir saniye ayrılmıyordu.

Peygamberimiz
canını onun döşünde verdi.
İşte onların aşkı böyle idi.

Birbirilerini dünyada
asla üzmeyen ve kırmayan bir ahlak örnekleriydi.

Aişe,
Rabbinin emri iletildiğinde
hemen tereddüt etmeden dünya ve ziynetini değil,
Allah’ı, Rasülünü ve ahireti seçen bir annemizdir,

67 yaşında ramazan ayında hastalandı.
Ölüm döşeğinde idi.

Kendini nasıl hissediyorsun denildi,
Elhamdulillah dedi,
sonra ben keşke taş ve çamur olsaydım dedi.

O hesap vermekten çok korkuyordu.
Allah’a ve Rasülüne muhabbeti çok fazla olan Aişe annemizden Allah razı olsun.

Aişe annemiz bizim namusumuzdur,
Ona sürülen bir leke Rasulullah’a ve müslümanlara sürülmüştür.

Şii ayetullahlar,
alimler,
yazarlar ona hakaret etmekte,
şerefini lekelemekte,
ondan daha yalancı yoktur dnmekte,
cehennemde olduğunu haber vermektedirler.

Bugün iranda/Londra'da özel olarak
Aişe annemizin ölüm gününde şiiler tarafından, 
lanet toplantıları ve festivaller düzenlenerek şiirler ve kasideler yoluyla küfürler edilmektedir.

Şiilerin
müminlerin annesine,
Ebu bekir'e,
Ömer'e(r.anhum)
küfürleri,
yeni değildir,
Eskiden de ashaba ve aişe annemize ağır iftiralarda bulunmuşlardır.
 
Bugün ehl-i sünnet dünyası
basın yayın ve medya aracılığıyla,
alimler ve davetçiler aracığıyla,
izzetini, şerefini,
namusunu korumak amacıyla bir dayanışma başlatmıştır.

AİŞE ANNEMİZİN NAMUSUNU KORUMA DAYANIŞMASI
sizde katılın bu yazıyı yayınlayın, paylaşın, herkese duyurun. 

Bizde bu yazı ile onlara icabet etik.
Aişe annemiz hakkında son 3 gündür işittiğim
küfür, hakaret, haksız sözler nedeniyle kalame aldığımız bu yazı inşallah hakkı görmemizi sağlar. 

Bugün Mustafa islamoğlu!
gibiler
Müslüman akidesine ve ahlakına
yakışmayan bir tavırla,
bu şii zındıklar topluluğunu milletimize sevdirmekte ve hoş göstermektedir.

Eğer o zatın izzeti varsa,
çıkar tv 'de ben şiilerden ve iftiralarından beriyim der,
ya da izzetle ben şiiyim der, kimliğini açıktan ortaya koyar.

Size sorayım
biri sizin namusunuza leke sürse ne yaparsınız?
Ne dersiniz?
Hoş mu karşılarsınız?

Şiilerde kardeşlerimizdir olur böyle şeyler  mi dersiniz?

Ey islamoğlu senin eşine zinakar,
yalancı, cehennemde denilse ne dersin? NE DERSİN, DÜRÜST OL KONUŞ.

Bu sözü
söyleyenlere nasıl tepki verirsin?

Senin eşin Aişe’den daha mı değerlidir?

Sen namusuna leke sürülse ne yaparsın?

Aişe senin namusun değil midir?
Çık bunu ilan et, İLAN ET,

Sen Aişe hakkında ne düşünüyorsun?

Ona leke süren,
ZİNAKAR DİYEN,
CEHENNEMLİK OLDUĞUNU İDDEA EDEN
şiiler hakkıında,
ne diyorsun?
Yeter ARTIK,
dini bilmeyen müslüman kardeşlerimi aldattığın!
YETER ARTIK yaldızlı edebiyatlarla kandırdığın.

Bizim islamoğlu’yla işimiz olmaz,
olmamalı da bunun bilincindeyiz,
mesele müminlerin annelerine sövülünce sabrımız taşmaktadır.

İslamoğlu'nun, hizmetleri ve sohbetleri içinde
“tas içinde zehirler takdim edildiğini”
hatırlatmak isteriz, 
İslamoğlu,
ümmetin selefine ve sünnet imamına
hakaret etmektedir.

Kimse bize ashaba ve aişe annemize söverken
şii ve sünni kardeşliğinden bahsetmesin,
dürüst olun,
iki din taşımayın.

Bize nasihat etmek isteyenler 
gidin namuslarınıza leke sürenlere nasihat edin,

Biz 1400 yıldır sövülen
annemizi korumayalım mı?

Savunmayalım mı?

Şerefini ve izzetini yüceltmeyelim mi? 

Rasulullah’ın eşine hakaret edenlere sesimizi keselim mi?

Nerede kaldı
iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma,
nerede kaldı
müminlerin annesinin ırzını koruma,

bugün şiilere laf söyletmeyenlere sesleniyorum,
Aişe şiilerden daha mı değersiz?

Ey dilleriyle müminlerin annesine leke sürenler
sizinle aramızda büyük bir savaş vardır, 

Siz habis dilinizi ondan çekinceye kadar
dilimizle sizinle savaşacağız,
 
ey islamaoğlu daha doğrusu isyanoğlu!
sende onlardan beri olduğunu ilan etmediğin müddetçe
senide ümmetimize tanıtacağız,
şiileri sevdiğini hatırlatacağız.

Seninle uğraşmak aslında pek de hoşumuza gitmiyor,
adını anmak bile iğrendiriyor,
yüzünü görmek bile tiksindiriyor,
yapmacık basit konuşmaların bile sinirlendiriyor,
ama hakkı başkalarına duyurmak,
batıl inancını ilan etmek,
yalan ve yaldızlı sözlerle kandırdığın ümmeti
uyandırmak ve hakka davet etmek  için
bunu yapmak zorundayız.

Ey ashaba küfrü ve laneti layık gören
şiiler ve sempatizanları !
Allah’tan korkun habis dilinizi ashabdan ve müminlerin annesinden çekin, 

Allah onu temize çıkartmış,
selam göndermiş,
ondan razı olmuş,
onu en şerefli elçiye eş seçmiş,
iman ve takvada ümmetin önünü aydınlatmış
bir annemize bu yazdıklarınız ve söyledikleriniz hak mıdır?

Siz mi ümmet birliğini bozuyorsunuz biz mi?
Ey yalanı su içer gibi söyleyen ve takiyyeyi
din olarak kabul edenler,
Kurana ve sünnete dönün, ümmetin selefinin yoluna teslim olun,
Allah ve Resülünü incitmeyin, Allah’tan korkun.

Ey değerli kardeşlerim,
Sizleri Rasulullah’ın namusunu korumaya çağırıyorum,
hepiniz Allah’ın huzurunda mesülsünüz,
kim müminlerin annesine leke süren şiileri seviyorsa ve onları temize çıkartan islamoğullarından uzak kalmıyorsa mahşerde çetin hesap verecektir.

DİNDE UYANIK OLUN,

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !